• TÜRKİYE SOSYAL EKONOMİK ve SİYASAL ARAŞTIRMALAR VAKFI

Covid-19 Nedeniyle Vefat Eden Sağlık Çalışanlarının Malullük-Vazife Malullüğü Hükümleri Karşısındaki Hakları

Özcal Korkmaz

Covid-19 Nedeniyle Vefat Eden Sağlık Çalışanlarının Malullük-Vazife Malullüğü Hükümleri Karşısındaki Hakları


                                PDF FORMATINDA OKUMAK İÇİN TIKLAYINIZ                                                                    

            Bu yazıda, son dönemde gündemde olan bir konudan, Covid-19 nedeniyle vefat eden sağlık çalışanlarının 5510, mülga 5434 sayılı kanunlarda yer alan ilişik düzenlemeler kapsamında malullük-vazife malullüğünden yararlanabilme hakları incelenmiştir.

 

            16.05.2006 tarih ve 5502 sayılı kanunla Sosyal Güvenlik Kurumu kurulmuş ve bu kanun 20.05.2006 tarih ve 26173 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe girmiştir.

 

            Kanunun 3. maddesinin birinci fıkrasında, Kurumun temel amacının; “sosyal sigortacılık ilkelerine dayalı, etkin, adil, kolay erişilebilir, aktüeryal ve mali açıdan sürdürebilir, çağdaş standartlarda sosyal güvenlik sistemini yürütmek” olduğu belirtilmiştir.

 

            Kanunun 4. maddesinde kurumun organları, 6. maddesinde yönetim kurulunun oluşumu ve üyeleri, 7. maddesinde de yönetim kurulunun görevleri açıklanmıştır.

 

            Aynı kanunun 43/e maddesi hükmüyle; 5434 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Emekli Sandığı Kanunu’nun 1 ila 3., 6 ila 11., 20 ila 22. ve 25 ila 29. maddeleri yürürlükten kaldırılmıştır.

 

            Yürürlükten kaldırılan bu maddeler hükümlerine göre, TC Emekli Sandığı’nın tüzel kişiliğine son verilmiş, Yönetim Kurulu, Genel Müdürlük ve Sağlık Kurulunun görevleri sona ermiştir. Yürürlükten kaldırılan 8. maddede yönetim kurulunun görevleri arasında vazife malullüklerinin tespiti de bulunmaktaydı.

 

  1. 5510 Sayılı Kanun

 

31.05.2006 tarih ve 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu 16.06.2006 tarih ve 26200 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanmıştır.

           

            Kanunun 4. maddesinin c. bendinde, kamu idarelerinde çalışan kamu görevlilerinin sigortalı sayılacağı hükme bağlanmış olup 01.10.2008 tarihinde yürürlüğe girmiştir.

 

            Kanunun 106/8. maddesi hükmüyle 5434 sayılı TC Emekli Sandığı Kanunu’nun birçok maddesi yürürlükten kaldırılmış olup 08.05.2008 tarihinde yürürlüğe girmiştir.

           

            Aynı kanunun geçici 4. maddesiyle 5434 sayılı Kanun’a ilişkin geçiş hükümleri düzenlenmiş olup madde 01.10.2008 tarihinde yürürlüğe girmiştir.

 

            Madde hükmü oldukça ayrıntılı olup konumuzu ilgilendiren kısımları şöyledir:

 

            -Bu kanunda aksine bir hüküm bulunmadığı takdirde iştirakçi iken, bu kanunun yürürlüğe girdiği tarih itibari ile bu kanunun 4. maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi kapsamına alınanlar, bu kanunun yürürlüğe girdiği tarihten önce 5434 sayılı Kanun hükümlerine tabi olarak çalışmış olup bu kanunun 4/c maddesine tabi olarak yeniden çalışmaya başlayanlar ile bunların dul ve yetimleri hakkında bu kanunla yürürlükten kaldırılan hükümleri de dahil 5434 sayılı Kanun hükümlerine göre işlem yapılır. (Dördüncü fıkra)

 

           

-5434 sayılı Kanun’a göre iştirakçi olup bu kanunun yürürlüğe girdiği tarihten sonra bu kanunun 4. maddesinin birinci fıkrasının (c) bendine tabi olarak çalışmaya başlayanlardan vazife malullüğü kapsamına girenler hakkında bu kanunun 47. maddesinin birinci fıkrasına göre işlem yapılır. (Üçüncü fıkra)

 

5510 sayılı Kanun’un 13 ve 14. maddelerinde iş kazası ve meslek hastalıklarının tanımı, bildirilmesi ve soruşturulması düzenlenmiştir.

 

5510 sayılı Kanun’un 13. ve 14. maddeleri, hizmet akdiyle (4/1-a) veya kendi adına ve hesabına bağımsız çalışan (4/1-b) sigortalıların tabi olduğu kısa vadeli sigorta hükümleri olup iş kazası ve meslek hastalığına ilişkin düzenlemelerin 5510 sayılı Kanun’un 4/1-c maddesi hükmü kapsamındaki sigortalılar (kamu görevlileri) için uygulanması söz konusu değildir. Bu nedenle kamu görevlileri, Sosyal Güvenlik Kurumu’nun iş kazası ve meslek hastalığı sigortasına bağlı olarak sağladığı parasal yardımların dışında tutulmuştur. Bu durumda işçi ve bağımsız çalışanlar için iş kazası veya meslek hastalığı, kamu görevlileri için vazife malullüğü mesleki riskleri içeren sigorta kolları olmaktadır. 

 

5510 sayılı Kanun’da Malullük ve Vazife Malullüğü

 

 Madde: 25

 

Sigortalının veya işverenin talebi üzerine kurumca yetkilendirilen sağlık hizmeti sunucularının sağlık kurullarınca usûlüne uygun düzenlenecek raporlar ve dayanağı tıbbî belgelerin incelenmesi sonucu, 4. maddenin birinci fıkrasının (a) ve (b) bentleri kapsamındaki sigortalılar için çalışma gücünün veya iş kazası veya meslek hastalığı sonucu meslekte kazanma gücünün en az % 60'ını, (c) bendi kapsamındaki sigortalılar için çalışma gücünün en az % 60’ını veya vazifelerini yapamayacak şekilde meslekte kazanma gücünü kaybettiği Kurum Sağlık Kurulunca tespit edilen sigortalı, malûl sayılır. (1.fıkra)

 

4. maddenin birinci fıkrasının (c) bendi kapsamındaki sigortalılardan, vazifelerini yapamayacak derecede hastalığa uğrayanlar, hastalıkları kanunlarında tayin edilen sürelerden fazla devam etmesi halinde, hastalıklarının mahiyetlerine ve doğuş sebeplerine göre birinci fıkra uyarınca malûl veya 47. madde hükümlerine göre vazife malûlü sayılırlar. (5. fıkra)

 

            Vazife Malüllüğü

           

Madde: 47

           

            Bu kanunun yürürlüğe girdiği tarihten (01.10.2008) sonra ilk defa 4. maddenin birinci fıkrasının (c) bendi kapsamında sigortalı olanlar için aşağıdaki hallerde vazife malullüğü hükümleri uygulanır. 25. maddede belirtilen malullük; sigortalıların vazifelerini yaptıkları sırada veya vazifeleri dışında idarelerince görevlendirildikleri herhangi bir kamu idaresine ait başka işleri yaparken bu işlerden veya kurumlarının menfaatlerini korumak maksadıyla bir iş yaparken ya da idarelerince sağlanan bir taşıtla işe geliş ve işten dönüş sırasında veya işyerinde meydana gelen kazadan doğmuş olursa, buna vazife malullüğü ve bunlara uğrayanlara vazife malulü denir.

 

  1. 5434 sayılı Kanun

           

Malullük

           

Madde 44

 

            Her ne sebep ve surette olursa olsun vücutlarında hasıl olan arızalar veya dûçar oldukları tedavisi imkânsız hastalıklar yüzünden vazifelerini yapamayacak duruma gelen iştirakçilere “malul” denir ve haklarında bu kanunun malullüğe ait hükümleri uygulanır.

 

 

Madde 45

           

            44. maddede yazılı malullük;

           

a) İştirakçilerin vazifelerini yaptıkları sırada vazifelerinden doğmuş olursa

            b) Vazifeleri dışında kurumların verdiği her hangi bir kuruma ait başka işleri yaparken, bu işlerden doğmuş olursa;

            c) Kurumların menfaatini korumak maksadiyle bir iş yaparken o işten doğmuş olursa (Maksadın ilgili kurumlarca kabul edilmesi şartiyle);

ç) Fabrika, atelye ve benzeri işyerlerinde, işe başlamadan evvel, iş sırasında veya işi bitirdikten sonra, o işyerinde husule gelen ve yine o işyerinin mahiyetinden veya çalışma konusundan ileri gelen kazadan doğmuş olursa;

 

Buna (Vazife malüllüğü) ve bunlara uğrayanlara da (Vazife malülü) denir.

 

Vazife malüllerine 5434 sayılı Kanun’un 55. maddesine göre aylık bağlanır.

 

Vazife malullüğünün tanımında 5434 ve 5510 sayılı Kanunlar arasındaki farkın, 5510 sayılı Kanun kapsamına taşıtta meydana gelen kazaların da alınmasından ileri geldiği anlaşılmaktadır.

 

Bu bağlamda malullük, kanuni düzenlemelerde belirtilen kesin, yani her iki kanunda sayılan tehdidi haller ve sebeplerden vuku bulduğunda vazife malullüğü olarak karşımıza çıkmaktadır.

 

Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığı tarafından 07.05.2020 tarihinde yayımlanan 2020/12 sayılı Koronavirüs (Covid-19) Genelgesinde yapılan idari yorumla Covid-19, iş kazası ve meslek hastalığı olarak değil; bunların dışında hastalık hali olarak kabul edilmiştir.

 

 

Genelge ile atıfta bulunulan 5510 sayılı Kanun’un hastalık ve analık halinin düzenlendiği 15/1. madde hükmü kapsamında Kanunun 4/1-c maddesinde yer alan kamu görevlileri bulunmamaktadır. Buna göre, söz konusu genelgenin kamu görevlileri açısından hiçbir geçerliliği yoktur.

 

 

İştirakçilerden 45. maddede yazılı vazifeden doğma sebeplerle ölenlerin veya aynı sebeplerden doğma kaza ve yaralanmaları üzerine tedavi sırasında veya ameliyat yüzünden ölenlerin ölüm tarihinde bu kanuna göre aylığa müstehak dul ve yetimlerine dul ve yetim aylığı bağlanır. (Madde 66/ç)

 

  1. Sonuç:

 

Kamu görevlilerinin vazifeleri ile ilgili maruz kaldıkları mesleki risklerden birisinin de vazife malullüğü olduğu kuşkusuzdur. Gerek 5434 sayılı Kanun’un 44. ve 45. maddeleri, gerek 5510 sayılı kanunun 25. ve 47. maddelerinde düzenlenen malullük ve vazife malullüğü arasındaki fark vazife bağlantısından doğmaktadır. Buna göre kamu görevlisinin vazifesini ifa ederken veya etmek amacıyla çalıştığı süreç içerisinde meydana gelen sonuçlar, vazife malullüğü kabul edilmektedir.

 

Danıştay kararlarında da maluliyetin, görevin yapılması sırasında görevin neden ve etkisinden doğması, neden ve etkisine bağlı olarak meydana geldiği hallerin, vazife malullüğü olarak sayılmasının ilke olarak öngörüldüğü belirtilmiştir.

 

Yürürlükte olan 2020/11 sayılı Covid-19 kapsamında Kamu Çalışanlarına Yönelik Tedbirler Genelgesi’nde de çalıştırılma biçimlerine bakılmaksızın kamu kurum ve kuruluşlarında çalışanlara, uzaktan çalışma, dönüşümlü çalışma gibi esnek çalışma yöntemlerinin uygulanabileceği, esnek çalışma yöntemlerinden faydalanan çalışanlar ile idari izinli sayılanların bu sürede istihdamlarına esas görevlerini fiilen yerine getirmiş sayılacağı kuralıyla vazife bağlantısının kurulmuş olduğu açıkça görülmektedir.

 

Covid-19 nedeniyle hayatını kaybeden sağlık çalışanlarımızdan kamu görevlisi olup;

 

-01.10.2008 tarihinden önce iştirakçi olanlar mülga 5434 sayılı Kanun’un 45 ve 66/ç maddeleri hükümleri,

 

-01.10.2008 tarihinden sonra iştirakçi olup 5510 sayılı Kanun’un 4/c maddesi kapsamında olanlar aynı kanunun 47/ı maddesi hükmü uyarınca,

 

 Vazife malulü olarak kabul edilmeleri gerekir. Zira, vefat, sağlık çalışanlarının vazifelerini yaptıkları sırada vazifelerinden doğmuştur.

 

4. maddenin birinci fıkrasının (a) ve (b) bentleri kapsamında sigortalı olup hayatını kaybeden sağlık çalışanlarımızın hak sahiplerine 5510 sayılı Kanun’un 25 ila 27. maddeleri uyarınca aylık bağlanması gerekir. Zira, bu kapsamda sigortalı olanların da meslek hastalığından hayatlarını kaybettikleri açıktır. Kanun hükümlerinin bütün sigortalılar için eşit uygulanması gerekir. Kamu görevlisi olup da Covid-19 dan hayatını kaybedenlerin vazife malulü sayılacakları ortada iken bir işverene bağlı veya bağımsız çalışmakta iken Covid-19 dan hayatlarını kaybeden sağlık çalışanlarımızın da meslek hastalığından vefat ettiklerinin kabul edilmesi gerekmektedir.

 

Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığı’nın idari görüşünü değiştirip, Covid-19’u meslek hastalığı kabul etmesi halinde sorun çözümlenmiş olacaktır.

 

Dolayısıyla, Sosyal Güvenlik Kurumu’nun 5434 ve 5510 sayılı Kanunlarının vazife malullüğü ile ilgili açık hükümleri karşısında sağlık çalışanlarımızdan vefat edenlerin dul ve yetimlerine vazife malullüğü veya meslek hastalığı nedeniyle malullük aylığının bağlanması için gereğini bir an önce yerine getirmesini bekliyoruz.

 

Özcal Korkmaz

TC Emekli Sandığı

Eski Genel Müdürü

 

 

 

Yararlanılan Kaynaklar

 

1) 5502 sayılı Kanun

2) 5510 sayılı Kanun

3) 5434 sayılı Kanun

4 Yeliz Neslihan Akın, ‘Yeni Koronavirüs Hastalığı Covid-19 Salgını Kapsamında

Hukuki ve Mali Sonuçları ile Vazife Malullüğünün Değerlendirilmesi’, Vergi Dünyası

Dergisi, Sayı 472, Aralık 2020.

  1. 2020/12 sayılı Koronavirüs (Covid-19) Genelgesi, Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığı Mevzuat Listesi

6) Danıştay 11. Dairesi 14.05.2015 Tarih, E. 2012/7262, K. 2015/2303

7) 2020/11 Sayılı Covid-19 Genelgesi, 26.08.2020 tarihli ve 31225 sayılı Resmi

Gazete