• TÜRKİYE SOSYAL EKONOMİK ve SİYASAL ARAŞTIRMALAR VAKFI

Mutfak Enflasyonu Analizi ve Derinleşen Yoksulluk

Altan Ertürk

Mutfak Enflasyonu Analizi ve Derinleşen Yoksulluk


PDF FORMATINDA OKUMAK İÇİN TIKLAYINIZ

2020-2021 Yılı Mutfak Enflasyonu yıllık %24,79 olarak gerçekleşti..

2020 yılı tüketici fiyat endeksi TÜFE %14,60 olarak açıklandı. Endeksi oluşturan ana harcama gruplarında gerçekleşen artış oranları ise sırasıyla;

%0,65 alkollü içecekler ve tütün

%5,73 haberleşme

%6,84 eğitim

%20,61 gıda ve alkolsüz içecekler

%21,12 ulaştırma

%28,12 çeşitli mal ve hizmetler

 

Tabii bu oranlar TÜİK tarafından açıklanan oranlar.

Yıllık enflasyonun %14,60 olarak açıklandığı ülkemizde, asgari ücretli çalışanları enflasyona ezdirmemek amacıyla yapılan %21,55 zam ile asgari ücret aylık 501,2 TL artarak 2021 yılı için net 2.324,70 TL’den 2.825,90 TL’ye çıkartıldı.

Hayat pahalılığı ve her şeye gelen zamlar her geçen gün daha da zorlaşan yaşam koşullarını ve ekonomik krizi halka derinden hissettiriyor.

Özellikle gıdadaki artışın açıklanan ortalama enflasyonun çok üzerinde olması, markete pazara çıkıldığında günlük tüketilen ürünlerin etiketlerinde yüzde yüzlere varan ve hatta aşan fiyat değişimleri geçim mücadelesini oldukça zorlaştırıyor.

Peki gıdada son bir yılda fiyatlar nasıl değişti ve bu değişim hane bütçesine nasıl yansıdı?

Bunu tespit edebilmek için 46 farklı temel gıda ürününün 1 Ocak 2020 ve 1 Ocak 2021 tarihlerindeki fiyatları göz önünde bulundurarak bir çalışma yaptık.

Halka genellikle en ucuz fiyatlı ürünleri sunan ve Türkiye genelinde yaygın şube ağı olan “indirim market” zincirlerinin, belirlenen 46 temel gıda ürünündeki 1 Ocak 2020 ve 1 Ocak 2021 tarihlerindeki fiyatları çalışmada baz alındı.

Fiyatların yanı sıra 4 kişilik bir ailenin hangi gıda ürününden günlük, haftalık ve aylık ne kadar tüketeceği üzerine oluşturulan öngörülerle hazırlanan bir haftalık alışveriş listesi üzerinden, ailenin günlük, haftalık ve aylık minimum mutfak masrafı hesaplandı.

4 kişilik bir ailenin haftalık mutfak alışverişi için hazırlanan liste 1 Ocak 2020 tarihinde 367 TL tutarken, aynı haftalık gıda alışveriş listesine ödenen tutar 1 Ocak 2021 tarihinde 458 TL’ye yükseldi.

Böylece sadece gıda ürünlerinin yer aldığı mutfak enflasyonu 1 Ocak 2020 – 1 Ocak 2021 tarih aralığında %24,79 olarak gerçekleşti.

Belirlenen 46 üründen, 1 yıl içerisinde 35 tanesi zamlanırken, 7 üründe fiyat düşüşü gözlemlendi, 4 ürünün ise fiyatlarında değişiklik olmadı.

Alışveriş listesinde yer alan 46 üründen, rafta en çok zam gören 20’sinin zam oranlarına göre sıralaması ise şöyle:

 

 

GIDA CİNSİ

ZAM

ORANI

Beyaz Lahana

195,00%

Portakal

131,67%

Kıvırcık salata

91,67%

250 GR Margarin

90,32%

Yumurta

78,85%

Yerli muz

71,22%

Yeşil Mercimek

67,23%

Elma starking

65,56%

Ayçiçek yağı

51,43%

Mandalina

49,75%

Kuru Fasülye

44,74%

Patlıcan

42,02%

Kereviz

40,40%

Poşet Bütün Piliç

33,52%

EKMEK

32,00%

Un

30,25%

Makarna

28,57%

Havuç

27,14%

Esmer Bulgur

25,32%

Gofret

25,0%

 

2020 Ocak ayında 4 kişilik bir ailenin ortalama aylık mutfak gideri 1.572,85 TL olurken, 2021 Ocak ayında bu rakam 1.962,85 TL’ye yükseldi. Bu durumda asgari ücrete gelen 501 TL’lik zammın 390 TL’si, sadece gıdaya gelen zamlarla erimiş oluyor.

Minimum 1000 TL ev kirası ödeyen bir ailenin kira giderinin enflasyon oranında artması ile asgari ücrete gelen 501 TL’lik zammın 146 TL’si de kira zammı ile erimiş oluyor.

Sonuç olarak asgari ücrete yapılan zam aylık 501 TL iken, ay içinde sadece gıda fiyatları ve kira artışından dar gelirlinin cebinden çıkan ek maliyet 536 TL. Yani yapılan zam, yıl içinde gerçekleşen gıda fiyat artışını ve kira zammını bile karşılamıyor.

2.324,70 TL asgari ücret alan birinin 2020 Ocak ayında maaşının %67,5’ini gıda harcamalarına ayırması gerekirken, bu oran 2021 Ocak ayında %69,45’e yükseldi.

2021 yılında enflasyonun 2020’den yüksek olacağı öngörüsü ile dar gelirlinin satın alma gücünün daha da düşeceği, geçim sıkıntısının daha da yükseleceği aşikâr.

Alışveriş listesindeki fiyatlar raftaki en ucuz fiyatlı ürünlerden oluşturuldu. Yani dar gelirlinin rafta ürün alternatifleri arasında seçim yapma gibi bir şansı yok. Rafta en ucuz ürün neyse onu alma zorunluluğu var. Çünkü maaşı, en ucuz olan ürünü almaya bile yetmiyor.

Maaşın yetmemesi ve alınan maaş ile ay sonunu getirememe derdinden daha büyük sorun ise iş bulamama. Yani bu yetmeyen maaşa bile razı olacak insan sayısı her geçen gün daha da artıyor.

Daha insani yaşam koşulları, daha iyi bir ekonomi sistemi ve daha adil bir gelir dağılımı dengesi yaratılana kadar gittikçe derinleşen yoksulluğa karşı dayanışma ve hep birlikte mücadele ise şart.

Altan ERTÜRK